İnsanların
fikirleri hayatımız da çok önem taşıyor hepimiz "desinlere
oynuyoruz".Desinlere oynamak ne demek ?Acaba komşular ne der,bunu giysem
akrabalar ne der,şunu söylesem kırılırlar mı ??Hepimiz hayatımızın merkezine
başkalarını oturtmuşuz.Kimimiz eşiyle annesi arasında köprü oluyor."Aman
kaşı kırışmasın,aman yüzün ekşimesin,aman iki tarafta mutlu olsun".Ancak
biz bunları yaparken karşımız da ki mutlu olmuyor.Zaten insanları mutlu etmenin
yolu da daha bulunmuş değil.Çay getirisin..."E bu çay demli" açıp
getirisin... "E bu çay açık" tam kararın da getirisin... "Oh be
sonun da mutlu oldu " derken...ordan bir ses "E bu çay
şekersiz". İnsanları mutlu edemezsiniz.Konu nereden nereye geldi...
Fikirler
diyorduk,desinlere oynamak...
Bizler
neden başkalarının fikirlerini bu kadar önemseriz ki.Eline bir kitap aldığında
yanda ki birisi "Ben o kitabı okudum güzel değil,bence boşa zaman
harcama" dese kaç kişi inatla o kitabı "yok belki benim hoşuma
gidecek" diye alır ki.Son dönemin şarkıcıları eskinin kalemdarlarından
Ayşe Özyılmazer'in de dediği gibi "Kızlar sevgililileriyle olan anılarını
başka arkadaşlarını anlatıp fikir almazlarsa o ilişkinin hiç bir tadı
kalmaz" İyi de anlamıyorum neden biz bu kadar başkalarının düşüncelerine
bağımlı hale geldik,neden onların ne düşündüğü bizim için kendi
düşüncelerimizden de önemli.
Basit..
Küçüklükten
beri emir altındayız,hata yapmaktan korkarcasına yaşıyoruz hayatı."Dur
yapma o cıss","şuna dokunma o kötü","İşini doğru yapsana be
adam bana sorsaydın ya kendi başına niye yapıyorsun".İş,toplum,okul,sosyal
hayat artık o kadar iç içe geçmiş ki şu dönem de..Açıkçası kendi vicdanımızın
sesini,kendi düşüncelerimizi önemsemez olmuşuz.Yazık...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder