Bugün
biraz hayatı,yaşamı sorguluyucu günümdeyim sanırım.Hepimizin kendine göre bir
takım doğruları var.Buraya kadar bir sorun yok.Zaten bir sürü doğru olabilir
gerçek bir tane olduğu sürece.Ancak yanlış olan insanları kendi doğrularına
göre yargılamak.Örneğin herhangi bir kıyafeti memlekette giyinmeye kalksam
anne-babamdan önce baaannem "kızım çıkar onu ayıptır"der.Ona göre o
kapri çok kısa giyilmesi gereken şey uzun pantolon yada etektir.Keza kısa
kolluda giyilmez uzun kollu giyilecek ve Ağustos'us o sıcağında üste mutlaka
yelek giyilecek.İyide sana göre doğru belki ama bana göre yanlış.Hem Nazım
Hikmet demiş :
"Sen
elmayı seviyosun diye elmanın da seni sevmesi şart mı".
Yapılan
hataların başında bu geliyor.Benim doğrum hayatın eksenine teğet geçiyor.Senin
ki merkezinden,başka birinin ki kirişe dik açı oluşturuyor.Aslında bu
"doğru" da göreceli bir kavram kişiden kişiye değişen bir şey.Annesi
kırmızı seviyor diye kızı da kırmızı sevemez.Neyse son olarak başlıkla aynı
olan bir şarkı olan Candan Erçetin'in mısralarıyla bitirelim :
"Farkında
değil hiç kimse bu yaşayanın hayatı,
Aslında
yok kimsenin kimseye söyleyecek lafı.
Kendi
yanlışlığından ve zalimliğinden,
Herkes
yargılıyor başkasının hayatını."
Ama
Doğru değil mi ??
Şimdi
söyleyin...
Doğru
kimin doğrusu ve yol dedikleri hangisi...?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder