3 Eylül 2014 Çarşamba

Rüya

Bir Ruya vaktiydi Sen geldin Yağmur gibi yağdın bir gece vaktiydi Çocukluk korkularım bitti Ten kafesinde ruh rahat etti Huzurlu bir gece vaktiydi Yağmur inceden yağıyordu Sonra sen bir sis gibi kayboldun rüyamda Huzur gitti Ruh altın kafeste bile nefesini kesti Gök maviliğini karamsar geceye bırakti Semaverdeki çayın acısı zehre dönüştü Toprak yormaya Korkular geceye tekrar salınmaya Gök amansızca gürlemeye başladı Yorgun gece de ben seni Azgın denizde gemi fenerini kaybetti...
Uyandığım da bir huzur vaktiydi Fırtına dinmiş Gök maviliğine dönmüş Her yer sessiz Toprak dingin Çay taze ve demliydi Bir huzur vaktiydi Artık cay demli ve gök maviydi Kuşlar bana senin kokunu getirmişti Ve böylece bir gün daha Bir gün daha Takvim yaprağından eksilmişti...

10 Ocak 2014 Cuma

-Sız

Bir gemi kalkıyordu sessiz 
Bir bebek ağlıyordu çaresiz 
Bir genç yaşıyordu kimsesiz 
Ve bir akşamüstüydü "o" onlardan habersiz

Bir yağmur yağıyordu eşsiz  
Bir şiir yazılıyordu redifsiz 
Bir şarkı söyleniyordu 'es'siz 
Ve bir akşamüstüydü "o" olanlardan habersiz  

Bir köpek inliyordu sahipsiz 
Bir kız terk ediyordu bir oğlanı sebepsiz 
Bir tinerci köşesine çekiliyordu gereksiz 
Ve bir akşamüstüydü "o" yangınlardan habersiz   

Islak kaldırımlarda bir akşamüstüydü 
Başı boş köpek çöplüğe düştüydü  
Senin hayaline ise insanlar üşüştüydü  
Böyle lanet bir akşamüstüydü  
Sabahın payına kaç ayrılık düştüydü ?

2 Ocak 2014 Perşembe

Çocuktuk

Çocuktuk
Dizlerimiz de yaralar
Gözlerimizde ışıklar
Ellerimizde şeker torbaları vardı
Biz kırılmaktan korkmayan çocuktuk
Biz beş dakika sonra her şeyi unutup sevgi yumağına dönen çocuktuk
Biz eksik kalanlarımıza rağmen çocuktuk
Biz dağda çoban çocuktuk
Ara mahallelerde top oynayan çocuktuk
Biz evlerde oyuncak mutsuzluğuna hapsedilmiş çocuktuk.
Çocuktuk..
Cebimiz de umutlarla
Gönlümüzde yarım kalan aşklarla
Ve aklımızda sevgilinin ardından kılınan namazlarla
Sonra..
Yıllar sonra
Mavi bir ayazda
Büyüdük
Aklımızda diretilenler
Aman sus konuşma diyenler
Biz yine de çocuktuk
Mutluluklarını rugan kırmızı papuçlarına saklayan
Umutlarını balonlara bağlayan
Horoz şekerini horozlardan saklayan masumlukta çocuktuk
Biz gözlerini açan
Gerçeklerden kaçan
Büyüklerden korkan çocuktuk
Biz çocuktuk..
Çocuktuk..
Biz büyümeyi akıl edemeyen çocuktuk...

1 Ocak 2014 Çarşamba

Bakış

Seninle göz göze gelince
Aydınlanıyor hava
Kral iniyor tahtan soytarısı oturuyor 
Fonda lanet bir müzik 
Havada tütün kokusuyla
Çıka geliyor en savunmasız anın
Seninle göz göze gelince
yıldızlar kayıyor gökyüzünden
Yağmurlar yağıyor serin akşamlara
Nefes alıyor ağaçlar
Seninle göz göze gelince 
Yeni bir baharı müjdeliyor kuşlar
Yelken açıyor denizlere gemiler
Seninle göz göze gelince 
Şiirler yarım kalıyor satırlarda
Bülbüller eksik söylüyor şarkıları
Kainat yeniden doğuyor gecelere
Ve sen gözden gidince
Aydınlık gidiyor 
Soysuz kral geçiyor tahta
Herşey yine aynı monotonluğuna dönüyor hayatta