29 Temmuz 2013 Pazartesi

Mavi Winston

Özlemek diye düşündü Sevinç. Bu kelime tüm bedenini sarıyordu.. Çok uzun zaman geçmemişti hafızası onu yanılmıyorsa ya 2 ay olmuştu ya olmamıştı. Bir Ekim günüydü takvimin 21. yaprağını yırttıktan sonra akreple yelkovan gece birde oyun oynamaktan yorulmuş yavaşladığı sıralardaydı. Oğuz'u düşündü telefonu eline aldı ve aramaya karar verdi. Oğuz telefonları açmıyordu.. Kalbini bir acı bir sıkışmışlık hissi kapladı böyle zamanlarda evham yaptığı çok olurdu. Başına bir ağrı saplandı. Kalktı .. Düşündü ... Ofladı pufladı ... Bir kahve sonra bir kahve daha . Pencereyi açtı bülbülleri duydu ; arada öten baykuş onu tekrar sıkıntıya soktu. İlaç almak için çekmeceyi açtı mavi Winston'uyla göz göze geldi. "Becerebilseydim bırakmayı ne âlâ" dediğinde Oğuz'un sigarayı elinden alması ve ona sunduğu anlaşmanın son günüydü gecenin karanlığına karşı yaktı kibriti -bu kokuyu çok severdi - eli titreyerek sigarasına götürdü. Oğuz'a ihanet gibi gelse de her bir nefes içmeye devam etti. Bir sigara bir kahve sonra kahveleri azalıp sigaraya başladı bir iki üç derken paketi buruşturdu son nefesi dudağının ucunda tüterken. Saatine baktı ... Sabah ezanını duydu ... O saatte sığınacağı dualardan başka kimse yoktu ..
Oysa iki ayda bu kadar yıpratmazdı kendini. Neydi Oğuz'u çekici kılan.. Sözleri ? Belki de yüreği ? Çalışkanlığı ,her işte olan azmi , bilmiyordu .. Son uzun aramasından sonra : "Aradığınız numara kullanılmamaktadır " sözlerini duydu ve yıkıldı. Arayıp işten izin aldığında saat 7 : 15 gösteriyordu.
....

İşi hayat kurtarmaktı. Çalıştığı ilk gün bir trafik kazası vak'asına gitmişlerdi. Oğuz ve Kamyoncular ağır yaralıydı. Kamyoncuların solunumu durmuş Oğuz'un ki de ha durdu ha duracaktı. Etik olarak yaşama şansı düşük olana şans ver cümlesi beyninden geldi ve canı cehenneme etiğin diyerek Oğuz'un yanına koştu .. Aralarında bir bağ kurulmuştu. Oğuz'un yanına gittiğinde kanlar içinde yatıyor ve solunum güçlüğü çekiyordu o anda kalbi durdu ve solunumu kesildi .. Deli gibi yağmur yağmaya başladı ... 45 Dakika kendini kaybetmişçesine CPR (30 kalp masajı 1 suni solunum) yaptı .. Sonunda kalp ritmi düzeldi .. Bundan sonra Acil servis ona "asi CPR" dese de umrunda değildi... Tek isteği Oğuz'un direnmesiydi .Direndi de .. Uyandığında ise ilk Sevinci gördü..

-Senin adın ne Rossi ?
- Oğuz da , sen kimsin ?
-O motoru kullanıyorsan kask takacaksın, he takmıyorsan kamyonlardan uzak duracaksın , Moto Gp ye uygun değil buranın yolları hele Karadeniz yolları bunun için çok yanlış bir seçim !!

O sırada Kenan Doktor içeri girdi

-Vay Sevinç tüm servis seni konuşuyor..
-Kolay gelsin hocam yapacak bir şey yok bu saatten sonra ..
Kenan rutin taramaya girişti ve
-İyisin evlat çok uğraştın ve uğraştırdın
dedi. Oğuzun aklıysa Sevinçteydi neden bu kadar sinirlendiğini anlamıyordu. Gözü kapıya takılı kalmıştı. Ayrıca neden kendini ona bu kadar yakın hissediyordu ? Bu durumu Kenan fark edince açıklama gereği duydu..
- Sevinç üç gün önce senin kazanın olduğu gün işe başladı.
-Geldi buraya bana Rossi isen git Moto Gp de yarış dedi anlamadım.
- Etiğe göre yaşama şansı düşük olana şans vermesi gerekirken o senin yanına koştu .. Delice yağan yağmurda 45 dakika sana kalp masajı yapıp hayata döndürmeye uğraştı hem de işte ilk günüydü evlat.  Ve inan bana buraya geldiğinde bile hiç iyi değildin...

Oğuz şok olmuştu.. Sonra gülmeye, yemek yemeğe başladı. Annesi ve kız kardeşi geldi. Taburcu günü bahçeye ambulans gelmişti içinden sevinç indi yine etrafa bağırıyor ve emirler yağdırıyor hastayı kurtarmaya çalışıyordu. Bir yandan kalp masajı yaparken bir yandan olayı anlatıyordu. "Ateşli silah yaralanması satirasyon 70 /30 nabız zayıf atardamar kanaması var Turnike yapıldı acil ameliyathaneye haber verin " İşi bittikten sonra stetoskopu boynuna attı eldivenleri çıkardı ve mavi Winston'undan bir tane yaktı. Gözü Oğuz'a takıldı.
-Geçmiş olsun Rossi. Hayırdır Moto Gp lisansını mı arıyorsun ? Burası acil doktorculuk oynuyoruz burada yaramaz çocuklara da iğne yapıyoruz.
Oğuz gülmeye başladı
-Sanırım sana bir çay borcum var
-Buranın çayından nefret ederim başka zaman başka yerde karşılaşırsak belki
Telsizden ..
"-Menekşe Sokak no : 25 Besin zehirlenmesi " dendi.
-kendine iyi bak çuf çufunu iyi sür görmeyeyim seni bir daha buralarda dedi.


İki hafta sonra ....


Oğuz bir kutlama planladı. İkinci bahar, projesinin kabulü , işte terfi ..Arkadaşlarıyla bir akşam yemeğinde buluşacaktı. Modern zamanın insanına son dakika işleri uymaz. Girdi bir balıkçıya , denize karşı oturdu. Karşısında gözlerini tanıdığı biri vardı. Deviriyordu şişeleri ve mavi Win
stonunun dumanıyla dans ediyordu gecede. Çekti sandalyeyi :
-sanırım sana bir çay borcum vardı
-Burada mı bence hiç yeri değil
-O zaman çay borcunu yemek yapalım
Ve ters duran rakı bardağını çevirdi sevinçte sigarayı söndürdü.Dudağını hafifçe ısırmıştı Sevinç gülümseyerek
-Aslında benim sana bir özür borcum var.
Oğuz ise sigara da kalmıştı.
-Neden Mavi ?
-"Mavi huydur bende" demiş şair o yüzden mavi.
-Neden bırakmıyorsun ?
-Becerebilseydim ne âlâ
-O zaman denemeye var mısın ? Bu sefer bende varım .
-Bu nasıl bir anlaşma ?
-Sigarayı bırakıyorsun
-Ya bırakmazsam ?
Oğuz Motorun anahtarlarını gösterdi.
-İki hafta olmadı biliyorsun değil mi kurtarmam bir daha seni
-O zaman sen sorumlu olursun :)
-Tamam diyelim ki anlaşmaya uydum ben ne kazanıcam
-Onu 22 günün sonunda görüceksin.

Paketi Oğuza teslim etti ve hanesine 10 puan ekledi. İnatçı sabırlı ve itaat isteyen biriydi .. Hoş vakit geçiriyorlardı....

Ve o gün ...
Sevinç Oğuz'u çok uyardı ama Oğuz dinlemedi. Kavga gürültü ve seninle artık yürümüyor cümlesi sonunda Sevincin uzun aramaları ve son olarak duyduğu yıkıcı cümle...
Başı ağrıyordu ilaç içecekti... Çekmeceyi açtı ... Her ayrılık bünyesinde acıyı barındırır ; kimi irade sahibi olsa da kiminin dayanmasını zordur bu acıya... Çekmeceden eline geleni aldı. Acı dolu bir gülümsemeyle kırmızı çarpıları olan ve bugünün tarihi yuvarlak içine alınmış olan sigara bırakma takvimiyle göz göze geldi. Bugün anlaşmanın son günüydü....


08 : 00

Acil yine kalabalıktı Oğuz elinde "Mavi" güllerle girdi içeri. Acil artık ona Rossi diyordu. Kenan'la karşılaştı. Sevincin izin aldığını duydu. Telefonuna baktı ve kapalı olduğunu fark etti. Ağır konuşmuştu ve kalbi sıkışıyordu... O anda serviste bir adres duyuldu. Ses titriyordu :
"-Eski Londra asfaltı no : 7 daire 5 " Hemşirelerden biri bayıldı Kenan dona kaldı. Oğuz ise kendine gelemedi bir an acilden Sevinç içeri girdi ama şen şakrak değil sedyede Kenan müdahaleden sonra Oğuz'un yanına geldi :
"- Avucundaki ilaçları yutmuş Epilepsi hastasıydı ve bir avuç ilaç krizle birleşince onun ölmesine yeterince zemin hazırdı...  Güneş Dünyaya doğmuşken o gözlerini kapattı... " dedi.
Oğuz elindeki çiçeklere baktı ve o akşamı düşündü.Mavi Winstonuyla dans eden kızı : "Mavi huydur bende " demişti ...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder