Dilimin ucunda kelimeler
Anlatmaya ne derman ne zaman yeter
Ah bilsen
Ki anlayabilsen
Tek anlamayanın ben olmadığını
Ey Sürrealist masalımın prensi
Ey sevgili
Aslında suya yansıyan aksindir tüm hakikatin
Bilirim
Bilmezlikten gelişimin sebeb-i hakikati ise
Basit
Kabullenişim
Gölge canavarlarıyla dolu bir tüneldir
Ucunda ışık olsa da
Bilirim tren gelecek
Ve sonra
Bumm
Sonra bulutlar
Çello çalan huriler
Yalancı cennetler
Bu dünyanı cehenneme çevirirler
Saat üçe beş kala kadar net
Ayın o günü kadar ortada
Aralık kadar kararsız
Bir o kadar sabırsız
Ama her şeyin farkında
Bu yüzden sorma bana
Neden niçin
Kabul edemeyecek kadar kararsız
Mücadele edemeyecek kadar yorgunum
Yani ortadayım
Bir fırtına ile devrilmeyecek kadar sağlam
Bir rüzgar ile ölecek kadar güçsüz
İdamı bekleyen bir ölünün celladına bakışı kadar ümitsiz
Masum bir bebeğin gülümseyişi kadar huzur dolu
Artık
Nice İyilik-kötülük alakadar etmiyor beni
Nefes alışlarım yarım ve şükürsüz
Tat vermiyor bu şehir bana
Her yerde o şarkı kulaklarımda çınlıyor
Cümlelerim eksik kalıyor
Adı yok bunun
Koymaya da çalışmadım zaten
Ama sen üstüne alınma bu durumu
Alakası yok çünkü senle
Benim hesaplaşmam
Tamamen kendimle
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder